Sermaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sermaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Burjuvanın Çelişkileri // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

Burjuvanın Çelişkileri // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

48348617
Burjuvanın Çelişkileri // Türk Fırtınası // Önder Karaçay
Klişe bir sözdür; kapitalizm gölgesini bile satamadığı ağacı keserek ağacın kendisini bile satar.
Bugün Türk Milleti kendi içinden 1950 tarihinde her mahallede bir milyoner zihniyetinin üremesi sonucu imkanlarımızı kullanarak büyük maddi imkanlara kavuşan sermaye sahiplerinin dünya para ve sömürge mafyasıyla kirli ilişkilere girerek Türk Milletini siyasetle işbirliği içinde çeşitli darbe, kriz ve reform adı altında gizli niyet ve çabalarla sırtından vurarak ihanet etmiş ve bizi hiç şaşırtmamıştır. Türk Milletinin sabrı ve dayanma gücü artık bitmiştir.
Bugün her biri ayrı ayrı Türk Milleti aleyhine olanın dolar milyarderinin para putu güçleriyle düşman niyetlerle işbirliği yapanların akıl almaz ihanetlerinin gaflet, delalet ve garabeti ile karşı karşıyayız.
“Kapitalizm israf ve iflas sistemidir.” Bunu anlayabilmek için daha fazla bedel ödemeye gerek yoktur.
Çünkü birileri sürekli kaybeder, kaybedenler halktır, birilerinin sürekli cebi dolar. Bu cebi dolanların cep doldurmalarına bir engel durum mutlaka bir hile ile reform, kriz, darbe veya başka oyunlarla devam ettirilirdi.
Kapitalizmin son iflası kendisidir. Çünkü bu sistem para putu mafyası ve kirli işler üreten eşitsizliği artıran, adaleti yok eden, çoğunluğun hakkını birkaç kendini bilmezin cebine dolduran ve haliyle sağladığı bu maddi güçle haddini aşan zihniyetleri üreten ahlak ve basiret yoksunu bir sistem olduğu için sonu gelmiştir.
Ülkemizin 1950 sonrası üretimi emperyalist niyetli kapitalistleri son yıllarda nedense U dönüşü söylemlerle kendilerini acındırmaya çalışıyorlar.
En ilginç burjuva çelişkisini dünya mafyası ile Türk Mevsimi adı altında DEAŞ terör örgütünü görüşen ve tarafımca vatana ve millete ihanetini 19 Ocak 2016 mahşer tufanı sonrası açıkladım. Mustafa Koç olup mahşer tufanından bir gün sonra hayatını Firavun sonrası son ibret adına tüm zalimlerin CANLI HELAK olduklarının ibreti anlaşılsın diye yaratan tarafından canı alındığında ibret olmuşlardı.
O güne nasıl geldiğimize bir bakacak olursak;
Cumhuriyet Gazetesinin 14 Kasım 2015 tarihli haberine göre G20 toplantısında Ali Koç diyor ki;
“Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir”
Bu ne demektir? Sorun kapital zihniyetin doymak bilmeyen kötü niyetidir. Türkiye Cumhuriyetinde kapitalistler kimlerdir? İlk akla gelenler Tüsiad üyeleridir. Bunlar sanayici olmaları için 1950’de başlayan ihanetle Atatürk devrimleri tamamlanmadan devrimi yarım bırakarak tersi devrimi gerçekleştirmek isteyen niyetlerin ürünü olup bugün ülkemizde her eşitsizliğin, haksızlığın, adaletsizliğin altından sermaye ve oyunları çıkmaktadır.
Sonrasında Turgut Özal üretimi sermaye sahipleri ve son on dört yıldaki gaflet ve delaletin doksan yıllık birikimleri yandaşlarıyla cebe indirerek ürettiği sermayedir.
Darbeler, ekonomik krizler, reform ve aklınıza gelen halkımızı kandıran her ihanetin arkasından sermaye adına Soros düşünceleri çıkması tesadüf müdür?
Burjuva kendisini eleştiriyor diye geçiştirilecek bir iş değildir.
12 Eylül 2012 tarihinde işten çıkarıldığım o günden bugüne burjuva için işler tersine dönmüştür. Çünkü burjuvanın Sabancı Holdinge bağlı bankası Akbank kendi ayaklarına kurşunu sıkmıştır. Kendileri sebepsiz ve manidar bir tarihte 12 Eylül 1980 tarihinde toplu, 12 Eylül 2012 tarihinde de teke tek darbe yaptık demenin ağır faturasını ve bedelini ödemeye başladıkları ve işin tersine döndüğü tarihtir.
Çünkü bu bankada bir bölge müdürünün 2010 – 2012 tarihleri arasında her satışı ÇAN sesleri ile kutlamasına şahit olduk.
Mahşer tufanı 13-19 Ocak 2016 tarihleri arasında yaşanmış olup bu tarih aynı zamanda Akbank’ın kuruluş günü olup ve itibarını batırdığı gün olarak tarihe geçmiştir. İbretin bir başka manası tarihlerdir. Hiçbir tarih tesadüf değildir.
Nuh tufanı gibi susuz kopacak mahşer tufanında yüzmesi için yazdığım gemi sırlı kitabım Mobbıng Bank Türk Fırtınası 29 Mayıs 2015 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in 29 Mayıs 1453 tarihinin yıl dönümüdür. Tesadüf müdür?
Nuh tufanı Karadeniz bir göl iken kopmuş ve o tufanla İstanbul Boğazı açılmış o tarihten bu yana bu hazine Türklere emanettir. Nuh tufanının koptuğu aynı yerde bir tufanın daha kopması ve dünyadaki tüm zalimlerin gemilerinin itibarını o susuz tufan mahşer denizi denen fitne ve fesat üretilen sosyal ağlarda yüzerek Sabancı Holdingin amiral gemisi bankası Akbank’ın itibarını kurulduğu gün mahşer tufanı koparak itibarını batırması tesadüf mü?
Kitabımı yazdığımda bir sırla yazdığı bildiğim halde kitabın 12 Eylül 2015 tarihinde çıkmasını çok arzu ettiğim halde ilahi tecelli gereği 21 Aralık 2015 tarihinde çıktı ve en uzun gecede mahşer denizi denen sosyal ağlarda yüzmeye başladı. Tufan kopan yere ve güne kadar yüzdü ve işi bitirdi. Tesadüf müdür?
Akbank’ın kitabımda çok detaylı anlattığım işten çıkarmadan ve çıkardıktan sonra yaptığı tüm kötülükleri bana yapması tesadüf müdür? 12 Eylül 2012 tarihinde bir skandala imza atarak işten çıkarmaları bile bu ilahi tecellinin bir gereği olarak kötülük görevlerini yerine getirerek kendi itibarlarını emperyalizmin amiral gemisi kapitalizmi batırmak adına itibarlarını batırdılar.
Sebepsiz ve haksız işten çıkarılmam, kariyerimi kirletmeleri, iş bulmama engel olmaları kendilerine kitapla MUHTIRA vermeme ve ilahi tecellinin faturasıyla da itibarlarını kapitalizmin bir karakolu olarak o gece batırmıştır.
12 Eylül 2012 gibi manidar bir tarihte sebepsiz işten çıkarıldığım gün aynen şunu söyledim; “davam asrın davası olacak” demiştim.
Ve sonrasında iki sorunun cevaplarını aramaya koyulduğumda iş çorap söküğü gibi devam etti.
Beni işten çıkaranlar ve iş vermeyenler kimlerdir?
İşte bu iki sorunun cevaplarını buldukça burjuva köşeye sıkışmıştır.
Kendi zulmünü eleştirmek tipolojisi yeni değildir. 19. yüzyılda da bu tür sözde vicdana gelmiş gibi davranan burjuva tipolojisine rastlamak mümkündür.
Kapitalistler zalim ve vicdansız oldukları için kapitalizm vahşileşmiştir. Aşırı kâr ve sömürü kapitalizmin mayasıdır. Kendi ürettiği pisliğinden bile para kazanmaya çalışan bir sistemin ahlakından bahsedilemez zaten. O zaman ticaret yasalarının basiretli tacir sözü de havada kalmıştır.
Akbank 16 yılda kullanamadığım izin paralarımın karşılığını ödemeye sıra gelince karar aldık, bir büyük bankayız sizin son 5 yıl harici izin paralarınızı ödemiyoruz sen ne yapmak istiyorsan yap diye egosu yüzünden işi bu noktalara getirdiler. Düşünün bu zihniyet risk yönetiyor bu ülkede.
Ali Koç ve tüm sermaye sahiplerine sormak isteriz kendinizi eleştirmek güzelde; eleştirdiğiniz konunun düzelmesi adına ne yaptınız?
İşte burjuvayı bitiren asıl soru budur.
Öyle çocuklarımın geleceğinden endişe ediyorum demekle olmuyor. Bizim çocuklarımız çocuk değil mi? Biriniz sebepsiz işten çıkarıyor, diğerlerinizin o birinizi korumak için iş vermiyorsunuz. Bu yanınıza mı kalacak sanıyorsunuz?
Sermaye=Eşitsizlik demektir zaten. Sermaye diye bir sınıf üretmek ayrımcılıktır. İşçi sınıfı demekte ayrımcılıktır. İnsanı bölmek ayrımcılıktır. İnsan dünyaya geldiği yaşadığı müddetçe ölene kadar her insan her insana karşı eşittir ve eşit haklara sahiptir.
Bunu sağlayacak Türk Devrimini gerçekleştireceğiz. Eleştirinizde zerre kadar samimiyseniz sizi bundan sonra göreceğiz.
Her mahallede bir milyoner üreteceğiz gafletinin ürünlerinin yaptığı işler gaflet, delalet, ihanetler bizi hiç şaşırtmamıştır.
Soyut kapitalizm eleştirisi yeter mi? Yetmez. Çünkü kapitalizm ve eşitsizlik soyut bir konu değildir. Somuttur ve hayatımızın çilesidir. Yaşamın her anında, çalışma hayatının her anında elle tutulan hissedilen somut bir durum kapitalizm eşitsizlik üretmiş ve üretmeye devam etmektedir.
Uzun ve yorucu çalışma saatleri, düşük ücretler, ayrımcılık, mobbing, hak arayan alın teri ile çalışanın işten atılması, iş yerinde çalışana söz hakkı tanınmaması… Ve daha sayamadığım kadar haksızlıklar konusunda konuşmak yerine ne yaptınız?
Öyle mahkemelerde adalet sağlamayan kanunlarla üç kuruşunu al otur aşağı demekle eşitlik sağlanabilir mi? Manevi kayıplarımı nasıl ödeyeceksiniz? Siz her hangi bir insanın karşısına her satın aldığınız kişi mi sandınız bizi alır ücretini susar diye mi düşündünüz?
Sizin şirk kurumlarının bir maddi değeri olabilir hatta alınır satılır şirk kurumlarınızda olabilir, buna uygun borsa ve yasal kılıflarınız da var nasıl olsa.
Yalnız her insan satılsa bile şunu iyi bilesiniz ki ömrü sır olan ve Atatürk’ün eserinin nöbetçisi olan Önder Karaçay’ı satın alamazsınız.
Kitabımda asrın davasının tutarı 1 Türk Lirasıdır demektedir. Bu ne demektir biliyor musunuz?
Madem kapitalizmden ve onun yarattığı eşitsizlikten rahatsızsınız, o zaman söyledikleriniz ve yaptıklarınız arasında uyum olacak. Sistem bu ne yapalım demekle olmuyor.
Çare bellidir. 1950’de başlayan bu ihanetin tersini yaparak Atatürk’ün yarım kalan devrimlerini tamamlayarak, sermaye sınıfının olmadığı milli üretim ekonomisi her insanın çalıştığı ve eşit paylaştığı bir ekonomiyi kuracağız.
Eleştirinizde eğer iyi niyetiniz varsa bugüne kadar kaymağını yediğiniz yeter. Gerçek çözümü konuşun.
Öyle otelde gezi eylemcilerine açık kapılar dolayısıyla sığınanlara yer açmayı kullanarak Türk Milletini kandıramazsınız. Çocuklarımın geleceğinden bende endişe ediyorum gibi kendinizi acındırarak utanç duruma düşmek sizi kurtarmaz. Paralarınızı koyacak yer bulamazken kalkıp böyle ucube söylemlere sığınmanız çok büyük bir gaflettir.
Türk Mevsimi ve dünya mafyasıyla Bildenberg toplantılarına katılarak DEAŞ terör örgütü gibi konuları batılı düşman ülke ve dünya mafyasıyla konuşmanın önce hesabını vereceksiniz.
Burjuvanın sözleri ve eylemleri arasında uçurumlar var.
Hak arayan yüzlerce metal işçisinin Koç fabrikalarından tazminatsız ve keyfi olarak atıldığı gerçeği ortada duruyor.
Bir başka otomobil fabrikası aynı eylemleri yapan hiçbir işçiyi işten atmazken Koç neden attı?
Ali Koç, Ford Türkiye’nin yönetim kurulu başkanıdır. Ford ondan sorulur. Ali Koç’un kapitalizme ve eşitsizliğe ilişkin eleştirilerinin tutarlı olması için önce Ford’a bakmanız lazım. Ali Koç Ford’da işçilerin sendika seçme özgürlüğüne neden müdahale edildiğini açıklasın.
Ford Gölcük fabrikasında bir başka sendikaya üye olduğu için işten atılan 88 işçiyi izah etsin Türk Milletine ve adalete.
Sizin özrünüz bile artık kabahatinizden büyük hale geldi.
Burjuva olarak önce eşitsizliği ve adaletsizliği kendi işletmelerinizden başlayarak minimuma indirmeye ne dersiniz? Yoksa “gerçek sorun kapitalizm” derken “bizler zavallı kapitalistler de sistem kurbanıyız” mı demek istediniz?
Biz Türk Milleti bunu yer miyiz? Siz kimi kandırıyorsunuz?
Son on dört yılda Tüpraş gibi, ağır silah sanayi gibi kıyak işleri nasıl aldığınızı siyasetle nasıl kol kola olduğunuzu ve ülkemiz ve milletimiz aleyhine nasıl faaliyetlerde bulunduğunuzu artık çok iyi biliyoruz.
Mustafa Koç cenazesinde Osmanlı sancağı ile kime nasıl kurtar bizi dediğinizi de biliyoruz.
Siz artık Türk Milletinin gözünde Türk Mevsimi ile terör ve dünya mafyasıyla gizli ve kirli işler çevirerek ihanet ettiğinizi belgeleriyle ortaya koyabiliyoruz.
Eninde sonunda bunun hesabını vereceksiniz, ve kamulaştırmalar ile Türk Milli ekonomisini kurarak eşitliği sağlayacağız.
Eşitlik siz ve sizin gibi olanların elinizi cebimizden çekmesiyle sağlanmış olacak.
Sermaye veya burjuva sınıfı ülkemiz ve milletimiz aleyhine en büyük çelişkidir.
Siyaset yetkiyi halktan alıp sermaye ile kol kola girerek vatanımız ve milletimiz aleyhinde daha fazla bu insafsız düzenin devam etmesi mümkün değildir.
Her günahın bir vebali olup o vebalin hesabının sorulacağı ve bedelinin ödeneceği bir zaman mutlaka gelecektir.
Bugün Cumhuriyet Savcılarının baskı sonucu görevlerini yapmamış olmaları kimseyi yanıltmamalıdır. Yarın işler tersine döndüğünde adaleti öldürenler daha çok adalet aramak zorunda kalacaklar. En başta da sermaye ve siyaset adalet aramak durumunda kalacaktır.
Hiçbir maddi güç iman gücünün karşısında dünya tarihinde kazanamamıştır.
İnsanlığın son ibreti sermaye zulmünün sonucu ilahi tecellinin kestiği faturayla yaşanmıştır. 19 Ocak 2016 tarihinde biten mahşer tufanı sonrası dünyadaki tüm sermaye adına zalimlerin ve işbirlikçilerinin sonunun geldiğinin ilanıdır. Bu ilahi faturanın ispatı Mustafa Koç’un hayatını bunu açıkladıktan sonra ibret adına kaybetmesidir.
Son söz;
“Türkiye Cumhuriyetinde üst akıl Türk Milletidir.” // Önder Karaçay
Dünya mafyasını kendisine üst akıl ve referans olarak görenlere bu söz tokat gibi cevaptır. Günü geldiğinde Türk Milleti bunu gerçekleştirecektir.
Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

3 Mayıs 2016 Salı

Bir fikir dünyayı değiştirir+bir Türk dünyaya bedeldir=Atatürk ile gerçekleşti. // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

Bir fikir dünyayı değiştirir+bir Türk dünyaya bedeldir=Atatürk ile gerçekleşti. // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

13076854_1594459107549148_4737232514830784543_n
Bir fikir dünyayı değiştirir+bir Türk dünyaya bedeldir=Atatürk ile gerçekleşti. // Türk Fırtınası // Önder Karaçay 
 
Türkler dünyada insanlığın yaşaması için Allah tarafından yaratılmıştır.
Bu sebeple toprak ve gökyüzü Türklerin evi ve özgürlüğüdür.
Dünyayı, çağı her devirde Türkler değiştirmiştir.
Son put yine Atatürk fikri ve ruhu ile ömrünü onun eserinin emanetinin nöbeti ile geçiren ve uğradığı haksızlık için verdiği mücadelede büyük duası yaratan tarafından kabul gördüğü için dünyadaki tüm zalimleri canlı helak eden Firavun sonrası son ibret mahşer tufanı ve canlı helak ibreti oldu.
Bu ibret adına vatanımıza ve milletimize, Atatürk’e ihanet eden sermaye dünya mafyasıyla işbirliği yaptığı Türk Mevsimi ile terörü, siyaseti, medyayı yönetmeye kalktığı için tarafımca ihanet mahşer tufanının bittiği gün 19 Ocak 2016 ikinci ekonomi kurtuluş savaşımızı kazanmaya başladığımız gün Mustafa Koç olduğunu duyurdum.
Bir gün sonra ibret adına Allah canını aldı.
Tüm zalimler için cehennem dünyada artık.
Yaşattıklarının hepsini yaşayacaklar.
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

17 Nisan 2016 Pazar

Mahşer Tufanı Öncesi ve Sonrası Yaşananlar // Firavun Sonrası Son İbret Canlı Helak // Önder Karaçay

Mahşer Tufanı Öncesi ve Sonrası Yaşananlar // Firavun Sonrası Son İbret Canlı Helak // Önder Karaçay

48348617
Mahşer Tufanı Öncesi ve Sonrası Yaşananlar // Firavun Sonrası Son İbret Canlı Helak // Önder Karaçay
19 Ocak 2016 gecesi biten Mahşer Tufanı sonrası insanlığın son ibreti dünyadaki tüm zalimlerin canlı helak olduğunu ve bu ibret adına ülkemizde gizli sermaye derin devletinin başı olan Mustafa Koç olduğunu dünyaya ve insanlığa açıkladım.
Bir gün sonra hayatını kaybetti.
Yaratan ibret olsun diye canını aldı.
Geride kalan tüm zalimler keşke biz ölseydik dediler. Ve 19 Ocak 2016 sonrası zalimler için cehennem yaşattıklarını yaşasınlar diye dünyaya döndü. Her ölü gördüklerinde veya duyduklarında keşke biz ölseydik diyecekler. Yalnız yaşattıklarını yaşamadan ölmeyecekler.
Mustafa Koç'un babası oğlunun matemini tutması gerekirken bayilerine yazı gönderdi biz vatanımızı ve milletimizi çok seviyoruz diye.
Matem tutması gerekenlerin vatanı sevdikleri o gün nedense akıllarına gelmişti.
Kitabım 29 Mayıs 2015 tarihinde bittikten ve basıma gittikten sonra e-posta ile nüshalarını gönderdim bir kaç arkadaşıma. 
Sermayenin okuyacaklarını biliyordum. Okudular ve dediler ki; biri çıkacak hepimizi bitirecek. 
Sorun kapitalizm dediler. 1950 sonrası her mahallede bir milyoner üretimi burjuva nedense yanlışını kitabımla birlikte ve sonrasında yaşananlar ile hatalarını hatırlamak ihtiyacı duydular. 
Sormazlar mı insana? Madem hatanızı biliyorsunuz, o zaman bu suçları neden işlediniz? Sizin işiniz mi? Siyasete ayar vermek? Sizin işiniz mi? Terör örgütlerinin batıyla birlikte ne olacağını konuşmak. 
Mustafa Koç'un ölümü sonrası gazeteler adeta seferberlik ile algı değiştirme derdine düşmüşlerdi.
Günlerce televizyon, gazete terörü canlı yayınla halkımızda algı değiştirmek için, sosyal ağlarda yok ekonomi, yok vatanı çok seviyormuş gibi yalanlarla halkı kandırmayı sürdürdüler.
Vatanı sevmek, milli ekonomi nedense mahşer tufanı ve canlı helak sonrası akıllarına gelenler okullarda 8-9 yaşlarındaki çocuklardan bile medet umdular Vehbi Koç kimdir ödevi verdirdiler.
Milli Eğitim Bakanlığı buna alet oldu. Okullar, öğretmenler buna alet olmak zorunda kaldılar. 
Gezi eylemlerinde de halka göz kırkmak için algı değiştirmek adına otellerini açtılar.
Çocuklarımın geleceğinden endişe ediyorum diyen Ali Koç'a bu yaptıklarınız nedir o zaman? Açıklayabilecek misiniz? Mahkemede kendinizi nasıl savunmayı düşünüyorsunuz? 
Bizim çocuklarımız çocuk değil mi? Sebepsiz yere işten çıkarıldım, iş verilmedi, haklarımı bile hala alamadım. Biçim çocuklarımız çocuk değil mi? Biz insan değil miyiz? Neden her iş sizin lehinize olacak, bizim aleyhimize olacak? 
İlahi adalet hiç aklınıza gelmedi mi?
Şimdi elemanlarınız evleri dolaşıyorlar sattıkları ürünlerle ilgili müşteri kaybetmemek için adeta yalvarmaya başladılar. Her yaptığınızdan haberimizin olduğunu bilmenizi isteriz. Bizim kim olduğumuzu unutmasaydınız, bize ihanet etmeye kalkmasaydınız, bu hale gelmezdiniz. 
Siz bize acımadınız, bizimde size acımamızı bugünden sonra beklemeyin artık. Çünkü 1950 sonrası yaptıklarınız özellikle 12 Eylül 1980 sonrası yaşananlar sabrımızı taşırmıştır. Bizimde bir sabrımız vardır. Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Bu ülkenin sahibi Türk Milleti ulus devleti adı altında yaşayan tüm halklardır. Sermaye değildir. 
Çünkü haddinizi aştınız...Dünyanın gizli sermaye derin devletinde ne işiniz var sizin? Sahi Mustafa Koç yerine kimi atadınız? Kamuoyunu aydınlatma formuna yazarak borsaya bildiniz mi? Bu suçla ilgili borsa ne yaptı? Ya da ne yapmayı düşünüyor? 
Evde ne kadar sizin ürettiğiniz ürün varsa hepsini çöpe attım. Adınızı her yerden siliyorum. Sileceğim.
Sermaye ihanetini ve ona destek olarak kol kola girerek kanatları altına alarak Türk Milleti aleyhine, Atatürk ve eseri Türkiye Cumhuriyetine zarar vermek, vatanı ve milleti bölerek parçalamak isteyen herkesi tarihe gömeceğiz. Hakla, hukukla, adaletle, vicdanla, ahlakla.
Tusiad ve Tesev locası ile Akil Adam heyetine desteğinizi, Anayasa ile Türk Milleti kavramının Anayasadan çıkarılması, vatanın ve milletin açılımla bölünerek parçalanması konusunda faaliyetlerinizi artık çok iyi biliyoruz. 
Geçmişte ürünleri stoklayarak yokluk var diye gazetelere ilan vererek Bülent Ecevit hükümetini düşürmeye kalkmak gibi sicili bozuk faaliyetlerinizi ve kötü niyetlerinizi de biliyoruz.
2001 yılı krizi ile bankaların yabancıların eline geçmesi için Kemal Derviş'i sizlerin yönlendirdiğini de çok iyi biliyoruz. 
Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Kemal Derviş aracılığıyla Ekmeleddin İhsanoğlu adayını sizlerin önerdiğini de biliyoruz. 
Bu zulmü başlatan sizdiniz, bu zulme sabreden ve asil bir mücadele ile geri çeviren biz ve ilahi kudretti. Şimdi de bitene kadar cezasını sizler çekeceksiniz. 
Aklını ve vicdanını cesaretle kullanan tek bir kişi kalsa bile yaratanın verdiği ilahi sırla zulmü Firavun'dan daha betere bir ibretle yaşattı ve dünyaya, insanlığa duyurmak için görevimi layıkıyla yaptım.  
Adalete teslim olacaksınız ve hesabını vereceksiniz. Başka çözüm yoktur. Aksi takdirde daha fazla kötülük yapmış olursunuz. Buna hakkınız yoktur. Yeter!
“Zulüm ilk çıktığı adrese geri döner ve başlatanı bitirir.” // Önder Karaçay
Atatürk, Önder Karaçay, Mobbing Bank Türk Fırtınası, Mahşer Tufanı, Canlı Helak, Türk Fırtınası, Türk Edebiyatı, Şair, Yazar, Şiir, Banka, Finans, Akbank, İnsanlık Devrimi, Bildenberg, Sermaye Derin Devlet, Sermaye, Mustafa Koç,